@laravelPWA
YALNIZLIĞIN HÜZNÜ İMAM RIZA
  • Makale Başlığı: YALNIZLIĞIN HÜZNÜ İMAM RIZA
  • Kaynak:
  • Yayın Tarihi: 14:52:41 8-6-1404


HEDİYE

Merhum Hairi Hacı Mirseyit Hasan Burkai'nin oğlu Mustafa Burkai'nin, Meşhed'e yolculuğu sırasında kendisine şöyle anlattığını nakleder:
Ağa Mustafa Burkai'nin küçük oğlu Ağa Mirza Rıza, o zamanlar hayatta olan merhum babası ile Meşhed'e yol-culuk ediyor.(Otomobil çağı olmasına rağmen ailesi ve hizmetçileri ile yolculuk ediyorlardı.) Ağa Mirza olayı şöyle anlatıyordu:

"Deveyle yolculuk yaptığımız için yolun tamamı veya büyük bölümünü yaya olarak yürüdüm. Yolculuk sırasında, uzaktan İmam Rıza'ya (as):
-Eğer ziyaretim kabulse bana bir hediye lütfedin! Diye sesleniyordum.

Meşhed'e vardığımızda merhum babamı görmeye gelenler oldu. Yine o günlerde, kıyafetinden ilim ehli olduğu anlaşılan yaşlı biri babamı ziyarete gelmişti.
Evde hizmetçi olmasına rağmen babam bana nargile hazırlamamı emretti. Söyleneni yaptım. Bir süre sonra ziyaret sona ermişti. Onu kapıya doğru uğurlarken bana dönerek:

-Sana rüya tabirini verdik. Biri sana rüyasını anlatacak olursa, rüya gördüğü gece ayın kırkıncı gecesi ise Kuran-ı Kerim'den o kadar sayfa çevir; orada rüyasının tabirini göreceksin! Dedi.
Adam, bunları söyledikten sonra yanımızdan ayrıldı. O sırada anlattıkları ilgimi pek çekmemiş, bu yüzden umursamamıştım. Bir müddet sonra Kum'a döndüm.
Babam da vefat etmişti. Maddi durumumuz iyi değildi.

Bir akşam Hz. Masume'nin (sa) türbesinde, Balaser Mescidi'nde oturuyordum. Bir kadın kocası ile birlikte yanıma gelerek:
-Ayın 15'ınde bir rüya gördüm, dedi.
Ben de Kuran-ı açıp 15 sayfa çevirdim. Kadının gördüğü rüyanın adeta kalbime işlediğini ve tabirinin de altına yazıldığını gördüm. Sonra kadına dönerek:
-Falan rüyayı görmüşsünüz ve tabiri de şudur, dedim. İkisi de şaşırmıştı. Bana bir miktar para verdiler. Bu olayı daha sonra başkalarına da anlattım. O yüzden bu hediye benden alındı."


İMAM RIZA'NIN (AS) ŞİFASI

Takva sahibi ve hayırsever bir kul olan Mecduddin Şirazi şöyle nakleder:

"Çocukluk dönemlerimde gözümden rahatsızlanmıştım. Hekim Mirza Ali Ekber'e gittim. Gözümün etrafına fitil çekti. Ne yazık ki eliyle daha önce zararlı bir maddeye dokunduğu için benim gözüm karardı. Gözümün etrafında ağır yaralar çıktı.

Babam beni hangi doktora götürdüyse de çare bulunamadı. Sonunda babam:
Senin şifanı İmam Rıza'dan (as) alacağım, dedi. Nihayet, İmam'ın türbesine vardık.

Hatırlıyorum; Altın İsmail Sebili'ne ayak basar basmaz yüzünü İmam'ın Haremine çevirerek ağlamaya başlamıştı. Gözyaşları arasında:
-Ey Ali b. Musa Rıza! Olğumun gözlerini iyileştirmedikçe haremine girmeyeceğim, dedi.
Ertesi gün gözümde hiçbir ağrı kalmamıştı. Allah'a şükür, bugüne kadar da kız kardeşim beni tanıyamamıştı.
Bana:
-Senin gözlerin yara bere içindeydi, nasıl oldu da hemen iyileşti? Bir an seni tanıyamadım, dedi.

Mecduddin Şirazi yine şöyle anlatmaktadır:
Şemsi 40.yılında ailemle birlikte Meşhed'e gittim. Orada kaldığımız misafir hanede, çocuğum çatıdan düştü ama İmam Rıza'nın (as) inayetiyle bir şey olmadı.
Eve dönerken bu meseleyi henüz arabadayken birilerine anlattım. Kadının biri bana dönerek:
-Bu tür olaylara şaşırmamak gerek. Biz de Tabersi caddesinin girişinde, üç katlı bir misafir hanede kalıyorduk. Çocuğum üçüncü kattan aşağı düştü. Ama İmam Rıza'nın (as) inayetiyle hiçbir zarar görmedi, dedi."

İMAM RIZA'DAN (A.S) KIRK HADİS

İnsanların İki Kısım Oluşu

1- "İnsanlar iki kısımdır: Kendisinden daha iyi ve takvalı olan ve kendisinden daha kötü ve aşağı olanlar. Kendisinden daha aşağı olan biriyle karşılaştığında şöyle demelidir: "Belki onun iyiliği gizlidedir ve bu onun yararınadır; benim iyiliğim ise açıktadır; bu da benim zararımadır.

" Ama kendisinden daha iyi ve daha takvalı birini gördüğünde, ona ulaşmak için karşısında tevazu etmelidir. Bunu yaparsa, makamı yücelir, iyilikleri halis olur. İsmi iyilikle anılır ve zamanının efendisi olur."

Hayı Beklenilmeyen Kimse

2- "Asaletinde güvenirlik, tabiatında kerem, ahlakında sebat, nefsinde şeref ve kalbinde Allah korkusu tanımadığın kimseden, dünya ve ahiret işlerinden hiçbiri için hayır bekleme."


İmanın Dört Rüknü

3- "İmanın dört rüknü vardır: Allah'a tevekkül etmek, Allah'ın kazâ ve kaderine razı olmak, Allah'ın emrine teslim olmak ve işleri Allah'a bırakmak. Salih kul (Mümin-i Âl-i Firavun) şöyle dedi: "Ben işimi Allah'a

bırakıyorum... (Bunun üzerine) Allah, onların düzenlerinin kötülüklerinden onu korudu."

İmanın İzahı

4- "İman; farzları yerine getirmek, haramlardan sakınmak, kalple Allah'ı tanımak, dille ikrar etmek ve uzuvlarla da amel etmektir."

Kur'ân'ın Tavsifi

5- Bir Gün İmam Rıza (a.s) Kur'an'ı andığında, ondaki hücceti ve nazmındaki mucizeyi beyan ederek şöyle buyurdular: "Kur'an-ı Kerim, Allah'ın sağlam ipi, muhkem kulpu ve örnek yoludur. İnsanı cennete götürüp ateşten kurtarır.

Zaman onu yıpratmaz, ağızlarda dolaşması onu basitleştirmez. Çünkü o, belli bir zaman için gönderilmemiştir. O, insan için açık bir delil ve hüccet kılınmıştır. Hiçbir taraftan batıl ona giremez. Zira o, Hamid (övgüye layık) ve Hekim (hikmet sahibi) olan Allah tarafından indirilmiş bir kitaptır."

Cömertle Cimrinin Ahlakı

6- "Cömert, yemeğini yesinler diye halkın yemeğinden yer. Ama cimri, yemeğini yemesinler diye halkın yemeğinden yemez."

İmametle İmamın Toplumdaki Konumu

7- "İmamet (Müslümanların önderliği); dinin yuları, Müslümanların düzeni, dünyanın ıslahı ve müminlerin izzetidir. İmamet; İslam'ın gelişen kökü ve yücelen dalıdır. İmam ile namaz, zekât, oruç, hac ve cihat kâmil olur, ganimet ve sadakalar çoğalır, had (şer'î ceza) ve hükümler uygulanır, hudut ve sınırlar korunur."

Afiyetin Dokuz Cüz'ünün Susmakta Olması

8- "Öyle bir gün gelir ki, afiyet (rahatlık) on cüz olur; dokuz cüz'ü, insanlardan uzuaklaşmakla, bir cüz'ü de susmakla sağlanır."

Aklın Allah'ın Armağanından Olması

9- İmam (a.s), Ebu Haşim-i Câferi'ye şöyle buyurdular: "Ey Ebu Haşim! Akıl Allah'ın bir armağanıdır; edep ise zahmetle elde edilen bir şeydir. Zahmetine katlanan onu elde eder; ama zahmet ve zorluğa katlanarak akıl elde etmeye çalışan, ancak cehaletini artırır."

-----------------
Gizemli Öyküler-Ayetullah Destgayb, S.240
Gizemli Öyküler-Ayetullah Destgayb, S.243
Tuhef'ul-Ukul, s. 925. h. 17
Tuhef'ul-Ukul, s. 929. h. 31

Mu'min/44 ve 45. Bihar'ul-Envar, c. 78, s. 338
Tuhef'ul-Ukul, s. 877
Bihar'ul-Envar, c. 92, s. 14
Tuhef'ul-Ukul, s. 929, h. 33
Usul-u Kâfi, c. 1, s. 200
Tuhef'ul-Ukul, s. 929, h. 35
Tuhef'ul-Ukul, s. 933, h. 43
----------------

Müminin Üç Haslete Sahip Olmadıkça
Mümin Olamaması

10- "Mümin, kendisinde üç haslet olmadıkça mümin olamaz: Rabbinden bir sünnet, Peygamberinden bir sünnet, velisinden (İmamından) bir sünnet. Rabbinden olan sünnet, sırrını başkalarından gizlemektir. Nitekim Allah-u Teâlâ buyurmuştur ki: "Gizlileri bilendir, gizlileri razı olduğu elçilerden başka bir kimseye bildirmez." Peygamberden olan sünnet, halkla iyi geçinmektir.

Nitekim Allah-u Azze ve Celle Peygamberine: "Halkın yanlışlıklarını af ve onları iyi iş yapmaya emret" diye buyurarak halkla iyi geçinmesini emretmiştir. Velisinden olan sünnet ise sıkıntı ve zorluklarda sabırlı olmaktır."

On Haslet Olmadıkça Aklın Kemale Ermemesi

11- "Müslümanda on haslet olmadıkça aklı kemale ermez: İyiliği umulmalı, kötülüğünden emin olunmalı, başkalarının az iyiliğini çok görmeli, kendisinin çok iyili-ğini az saymalı, ihtiyacı olanların müracaatından bıkma-malı, ömür boyu ilim talep etmekten yorulmamalı, Allah yolunda fakir olmayı zengin olmakta daha çok sevmeli,

Allah yolunda aşağı olmayı düşmanlar içerisinde aziz (üstün) olmaya tercih etmeli, tanınmamayı meşhur olmaya üstün tutmalı, en önemli olan onuncusu ise karşılaştığı herkesi kendisinden daha iyi ve daha takvalı bilmesi-dir."

Nefsini Hesaba Çekenin Kâr Etmesi

12- "Kim nefsini hesaba çekerse, kâr eder; kim ondan gafil olursa, zarara uğrar; kim (Allah'tan) korkarsa, güvene kavuşur; kim ibret alırsa, basiretli olur; kim basiretli olursa, anlar; kim de anlarsa, bilgili olur."

Kulların En İyileri

13- "Kulların en iyileri kimlerdir?" diye sorduklarında şöyle buyurdular: "Kulların en iyileri, iyilik yaptığında sevinen, kötülük yaptığında mağfiret dileyen, kendisine bir nimet verildiğinde şükreden, sıkıntıya düştüğünde sabreden, sinirlendiğinde ise affeden kimselerdir."

Büyük Günahlar

14- "Kaçınılması gerekli olan büyük günahlar şunlardır: Allah-u Teâlâ'nın öldürülmesini haram kıldığı nefsi öldürmek, zina ve hırsızlık yapmak, şarap içmek, ana-babaya eziyet etmek, savaştan kaçmak, hakkı olmaksızın zorla yetimin malını yemek, zaruret olmaksızın murdarı, kanı, domuz etini ve Allah'ın adı getirilmeden kesilen hayvanın etini yemek,

haram olduğu açıklandıktan sonra faiz yemek, haramdan mal kazanmak, kumar oynamak, ölçü ve tartıda eksik vermek, iffetli hanımlara iftira etmek, livata yapmak, yalan yere şahitlik etmek, Allah'ın lütfundan meyus olmak, Allah'ın cezalandırma-sından korkmamak, Allah'ın rahmetinden ümit kesmek, zalimlere yardımcı olmak, onlara yaslanmak, yalan yere yemin etmek, sıkıntıda olmaksızın

halkın hakkını (borcunu) vermemek, yalan konuşmak, kibirli olmak, israf ve tebzir (savurganlık) etmek, hıyanet etmek, haccı küçümsemek, Allah'ın velileriyle savaşmak, boş şeylerle eğlenmek ve günah işlemekte ısrar etmek."
------------
Usul-u Kâfi, c. 2, s. 241
Bihar'ul-Envar, c. 78, s. 336
Bihar'ul-Envar, c. 78, s. 352
Tuhef'ul-Ukul, s. 927
Uyun-u Ahbar'ir-Rıza, c. 2, s. 127
-------------
Abdestle İlgili Meseleler

15- "(Abdest, Allah'ın Kur'ân'da buyurduğu üzere, yüzü ve elleri yıkamak, başı ve ayakları da meshetmektir) Abdeste, yüz ve elleri yıkamanın bir defası farz, ikincisi ikmaldir, fazlası ise günahtır, sevabı da yoktur. Abdesti ancak (bağırsaktan çıkan) gaz, bevl (idrar), gait (dışkı), uyku ve cünüplük bozar. Kim mestin üzerine mesh ederse, Allah'a, Peygamber'e ve Kur'an'a karşı çıkmıştır; abdesti de batıldır. Ali (a.s) da mestin üzerine meshetmede diğerlerine muhalefet etmiştir."

Allah'ın Lütuf ve İhsanı Karşılığında O'na İtaat Edilmesinin Gerekliliği

16- "Eğer Allah-u Teâlâ insanları, cennet ve cehennemle müjdeleyip korkutmasaydı, yine de onlara yaptığı lütuf ve ihsanı karşılığında Allah'a itaat edip O'na isyan etmemeleri gerekirdi."


Oruç Tutmanın Felsefesi

17- "Orucun neden insanlara farz kılındığı sorulacak olursa cevap olarak şöyle denir: Açlık ve susuzluğun zorluğunu görerek ahiretin fakirliğini anlamaları ve oruçlunun, huşulu olması, zelil ve zavallı olduğunu anlaması, ödüllendirilmesi, sevaba ümitli olması, açlık ve susuzluk karşısında (bilinçle) sabrederek sevabı haketmesi için oruç farz kılındı.

Üstelik oruç, şehvetlerin (nefsi isteklerin) kırılmasına da sebep olur. Yine orucun farz kılınmasının sebebi, dünyada insanlara bir öğüt olması, onları dini mükellefiyetlerini yerine getirmeye yöneltmesi, ahiret için kılavuz olması, dünyadaki yoksulların durumlarını anlamaları ve Allah'ın onların mallarındaki farz kıldığı hakları yoksullara eda etmeleri içindir."

Namazın Cemaatle Kılınmasının Felsefesi

18- "Namazın cemaatle kılınmasının hikmeti; tevhit, İslam ve Allah'a olan ibadetin, zahir, aşikâr ve yaygın olması içindir. Çünkü bunların aşikâr ve ibadetin sadece Allah'a mahsus oluşu, doğu ve batıda yaşayan herkese hüccet olması içindir.

Yine, dini hafife alanların İslam'ın zahirine ikrar ettikleri şeyi eda etmeleri ve insanların birbirlerine şahitlik yapabilmelerinin câiz ve mümkün olması içindir. Bunlara ilave olarak namazın cemaatle kılınması, takvaya ve iyiliğe yardımcı olur ve Allah'a karşı yapılan birçok günahların önlenmesini sağlar."

Üç Şeyin Üç Şeyle Birlikte İstenmesi

19- "Allah-u Teâlâ, Kur'an'da üç şeyi üç şeyle birlikte emretmiştir: Namazı zekâtla birlikte emretmiştir; öyleyse kim namaz kılıp da zekât vermezse, onun namazı kabul olmaz. Allah-u Teâlâ, kendisine ve ana-babaya şükür ve teşekkür etmeyi birlikte emretmiştir; öyleyse kim ana-babaya teşekkür etmezse, Allah'a şükretmemiş sayılır. Allah-u Teâlâ, kendisinden çekinmeyi ve sıla-i rahimde bulunmayı birlikte emretmiştir, öyleyse kim sıla-i rahim yapmazsa, Allah Azze ve Celle'den gerektiği şekilde çekinmemiştir."

Ehl-i Beyt'in Şefaati Ümidiyle İyi Amellerin Terk Edilmesinin Doğru Olmaması

20- "Âl-i Muhammed'e (Ehl-i Beyt'e) olan sevgi ümidiyle (ona dayanarak) ibadette gayret göstermeyi ve salih ameller yapmayı asla terk etmeyiniz."

Hırs, Haset ve Cimrilikten Kaçınmanın Gerekliliği

21- "Hırs ve hasetten kaçının; çünkü geçmiş ümmetleri bu iki sıfat helak etmiştir. Cimrilikten de sakının; çünkü cimrilik hür ve mümin insanda bulunmaması gereken imana aykırı bir afettir."

Ey Ali!

22- "Ey Ali! Nimetlerin kadrini bilin (onların şükrünü yerine getirin). Çünkü nimetlerin kadri bilinmezse, elden çıkarlar; bir daha da geri dönmezler. Ey Ali! İnsanların en kötüsü, yardımını (halktan) esirgeyen, (sofrasına kimseyi davet etmeyip) yalnız yemek yiyen ve kölesine (hizmetçisine) kırbaç vuran kimselerdir."

Cemaatle Kılınan Her Rekâtın İki Bin Rekâta Bedel Olması

23- "Namaz, vaktin evvelinde kılınmalıdır. Cemaatle kılınan her rekât, ferdi kılınan iki bin rekâta bedeldir. Fasığın arkasında namaz kılma ve velâyet ehlinden başkasına da iktida etme."

Ay ve Günlerin Oruçları

24- "Ramazan ayının orucu, Ramazan hilalinin görülmesiyle başlar ve Şevval hilalinin görülmesiyle de sona erer. Teravih namazı (Ramazan ayı gecelerinde kılınan müstehap namazlar, diğer müstehap namazlar gibi) cemaatle kılınmaz.

Her ay üç gün oruç tutmak müstahaptır; her on günden birini; ilk on günde perşembe, ikinci on günde çarşamba, son on günde de yine perşembe günü. Şaban ayının orucu güzel bir amel ve sünnettir. Resulullah (s.a.a) buyurmuştur ki: 'Şaban ayı, benim ayımdır; Ramazan ayı da Allah'ın ayıdır.'


Ramazan ayının kaza olan oruçları artarda olmasa da olur."

Rahatlığı, Lezzeti, Vefası ve Yiğitliği
Olmayanlar

25- "Cimrinin rahatlığı, hasetçinin lezzeti, çabuk usananın vefası, yalancının da yiğitliği olmaz."


Namazın Felsefesi

26- "Namazın felsefesi; Allah'ın rububiyetine ikrar etmek, şeriki olmadığını belirlemek, onlara itiraf ederek Cebbar olan Allah'ın önünde huzu ve huşu içerisinde durmak, geçmiş günahların affedilmesini dilemek, Al-lah'ın büyüklüğü karşısında günde beş defa yüzü yere koymak, unutmamak ve azmamak için Allah'ı sürekli anmak, O'nun huzurunda kendini hor ve hakir görmek, din ve dünyayla ilgili nimetlerin artmasını da talep et-mektir.

Üstelik namaz, mevlâ, yöneten ve yaratanı unutarak azmamak ve haddi aşmamak için insanı, gece gündüz sürekli olarak Allah'ı hatırlamaya iter. Namazda Rabbini anması ve O'nun huzurunda durması, onu her çeşit günahve fesattan alı koyar."

-----------------
Tuhef'ul-Ukul, s. 867
Bihar'ul-Envar, c. 71, s. 174.

Bihar'ul-Envar, c. 96, s. 370
Uyun-u Ahbar'ir-Rıza, c. 2, s. 109; el-Hayat, c. 1, s. 233
Uyun-u Ahbar'ir-Rıza, c. 2, s. 109
Bihar'ul-Envar, c. 78, s. 347
Bihar'ul-Envar, c. 78, s. 346
Tuhef'ul-Ukul, s. 933, h. 41
Tuhef'ul-Ukul, s. 867
Tuhaf'ul-Ukul, s. 871
Bihar'ul-Envar, c. 78, s. 345
Uyun-u Ahbar'ir-Rıza, c. 2
-------------------
Cihadın Ancak Adil İmamın Emriyle Yapılması

27- "Cihad, adil imamın emriyle yapılır. Kim mal, mülk ve canını savunma uğruna savaşır da öldürülürse, şehittir. Takiyye yurdunda (küfür diyarında) hiçbir kâfiri öldürmek câiz değildir; ancak can tehlikesi olmadığı takdirde kâfirden katil veya baği (azgın) olanlar öldürülebilir. Aynı mezhepten olmasalar da insanların mallarını haksız yere yemek câiz değildir."

Müminin Mümin Olduğu Halde Günah İşlememesi

28- "İslam, imandan başkadır. Her mümin, Müslümandır, ama her Müslüman mümin değildir. Hırsız, mümin olduğu halde hırsızlık yapmaz. Şarap içen de, mümin olduğu halde şarap içmez. Mümin, mümin olduğu halde Allah'ın haram kıldığı canı öldürmez. Haddi (şer'i cezayı) hak eden kimseler, ne mümindirler, ne de kâfir (yani müslümandırlar). Allah kendisine cenneti ve orada ebedî kalmayı vaat ettiği bir mümini cehenneme sokmaz. Nifak, fısk veya büyük bir günahtan dolayı cehennem ateşini hak eden bir kimse, ne müminlerle haşrolur ve ne de onlardan sayılır."

Şarabın Haram Kılınmasının Sebebi

29- "Allah Teâlâ şarabı haram kılmıştır. Çünkü şarap fesada ve onu içen kimsenin şuurunu yitirip Allah'ı inkâr etmesine, Allah'a ve resullerine iftirada bulunmasına sebep olur. Yine şarap; fesat, öldürme, birbirine itham etme (kazf), zina ve Allah'ın

haramlarından çekinmemeye yol açar. Bundan dolayı, içinde sarhoş edici maddenin bulunduğu her şeyin içilmesinin haram olduğuna hükmettik. Çünkü şarabı içmekle meydana gelen sonuçlar, diğer sarhoş edici meşrubatın içilmesiyle de meydana gelir. Öyleyse Allah'a ve ahiret gününe inanan, biz Ehl-i Beyt'i seven ve bizi dost tutmakla şereflenen herkes, her türlü sarhoş edici meşrubattan uzak dursun. İçki içenlerle bizim aramızda hiçbir bağ yoktur."

Yedi Şeyin Yedi Şey Olmaksızın Alay Sayılması

30- "Yedi şey olmadan yedi şey alay sayılır: Kim kalpten pişman olmadan diliyle mağfiret dilerse, kendisini alay etmiştir; kim Allah'tan başarı ister de ciddiyet göstermezse, kendisiyle alay etmiştir;

kim ihtiyatlı olmak ister de sakınmazsa, kendisiyle alay etmiştir; kim Allah'tan cenneti niyaz eder de sıkıntılarda sabırlı olmazsa, kendisiyle alay etmiştir; kim cehennemden Allah'a sığınır da dünyevi lezzetleri terk etmezse, kendisiyle alay etmiştir; kim Allah'ı anar da O'na kavuşmaya koşmazsa, kendisiyle alay etmiştir."


Sıla-i Rahim Yapmanın Gerekliliği

31- "Bir yudum suyla bile olsa, sıla-i rahimde bulun; en iyi sıla-i rahim akrabaya eziyet etmemektir. Allah-u Teâlâ Kur'an'da şöyle buyurmuştur:

"Sadakalarınızı, minnet ve eziyet ederek batıl etmeyin."

Aklın İnsanın Dost ve Düşmanı Olması

32- "Herkesin dostu, aklıdır; düşmanı ise cehaletidir."

Selam Vermede Fark Koymanın
Allah'ın Gazabına Sebep Olması

33- "Kim, fakir bir Müslümanla karşılaştığında, zengine verdiği selâmdan farklı bir şekilde ona selâm verirse, kıyamet günü Allah'ı, kendisine gazap ettiği halde mülakat eder."

Nasıl Sabahladıklarını Açıklaması

34- "Nasıl sabahladınız?" diye sorduklarında şöyle buyurdular: "Yakınlaşmış bir ecel (azalmış bir ömür) ve korunmuş (yazılmış-kaydedilmiş) bir amelle sabahladım; ölüm yanı başımızda beklemekte, ateş arkamızda durmakta ve bize ne yapılacağını da bilmemekteyiz."

İman Edilmesi Gereken Meseleler

35- "Kabir azabına, nekir ve münkire, ölümden sonra dirilmeye, hesaba (sorgu suale), teraziye ve sırata iman etmek, sapıklık önderlerinden ve onların takipçilerinden uzaklaşmak, onlardan teberri etmek, Allah'ın velilerini veli edinmek, şarabın azını da çoğunu da haram bilmek dinimizdendir."

Yenmesi Helal veya Haram Olan Yumurtaların Tanınması İçin Bir Ölçü

36- "İki tarafı birbiriyle eşit olmayan her yumurtanın yenmesi helâldir. İki tarafı birbiriyle eşit olan her yumurtanın yenmesi de haramdır."

Hediyenin Kinleri Gidermesi

37- "Hediye, kinleri gönüllerden giderir (öyleyse hediye verin)."


Çoğu Sarhoş Eden Her Şeyin,
Azının da Haram Olması

38- "Sarhoş edici her şey şaraptır. Çoğu sarhoş eden her şeyin, azı da haramdır. Mecburiyette kalan kimse bile şarap içmemelidir; çünkü şarap (aklı mahvederek ruhi yönden) onu öldürür."

Yeni Doğan Çocuğun Yedinci Gününde
Yapılması Gereken Şeyler

39- "Yeni doğan erkek veya kız çocuğu için yedinci gün kurban kesilir, aynı gün saçı kesilir, ismi konulur ve o günde saçının ağırlığı miktarınca da altın ve gümüş sadaka verilir."


Kıyamet Günü İmam (a.s)'a
En Yakın Olacak Kimseler

40- "Kıyamet günü bana en yakın olanınız, ahlâkı en güzel olan ve ailesi için en hayırlı olanınızdır."

---------------
Tuhaf'ul-Ukul, s. 871.
Tuhaf'ul-Ukul, s. 877

Vesail'uş- Şia, c. 17, s. 262
Bihar'ul-Envar, c. 78, s. 356

Bihar'ul-Envar, c. 78, s. 338
Tuhef'ul-Ukul, s. 923, h. 14
Vesail'uş- Şia, c. 8, s. 442
Tuhef'ul-Ukul, s. 929, h. 30
Tuhef'ul-Ukul, s. 877
Müsned-i İmam Rıza, c. 1, s. 294
Bihar'ul-Envar, c. 78, s. 352
Tuhef'ul-Ukul, s. 879
Tuhef'ul-Ukul, s. 875.
Müsned-i İmam Rıza, c. 1, s. 294